dinsdag 9 februari 2010

Eurovizyonda yine rezil olacagiz

Hollanda ısrarla her sene eurovizyonda nasıl rezil olunur rekorunu kırıyor. Gecen sene 3 gay (not that there's anything wrong with that) göndermişlerdi ve elemelerden geçememişlerdi önceki senelerdeki gibi. Bu sene bomba bir şarkıyla katılıyorlar. O kadar kötü bir sarki ki bir defa dinlemek bile vaktimi boşa harcadım diye pişmanlık hissi veriyor. Düşünün Gülserenin Rimi rimi ley performansından bile bin defa kötü. It's a total disaster. Hollandayı artık cidden eurovizyonda görmek istemiyoruz, lütfen...

Üstte şarkıyla alakalı düşüncelerimi bildirdim, şimdi de şarkı ve katılacak olan yarışmacıyı seçme bicimine deginecegim. Birisi bu sarkiyi yapmış. Herkes aynı sarkıyı söylüyor ve bir kişi de iki performans arasında seciyor. Bu nasıl bir yariışma? Bir kere şarkıyı yazan kişiyi gercekten tanımak istemıyorum cünkü bir COCUK bile bundan daha iyisini yapar. Hadi onu gecelim
Sonra finale iki yarısmacı kalıyor. Bir Sieneke diye genc kiz ve karşısında 5/6 kızdan oluşan bir grup. Kızlar danslarıyla sarkıyı biraz daha neselendirmisler benim gözümde. Zaten eurovizyonda kazanmak icin bu kriter yok mu artık. Bir kac genc kız seksi danslariyla finale kaliyorlar.
Herneyse mezarından hortlamış gelmiş eski bir sarkıcıya seçtiriyorlar ve o da Sieneke'nin performansını begendigini söylüyor ve Sieneke Oslo'da Hollandayi temsil edecek.

Şimdi duygularımı Hollandaca ifade edicem cünkü zaten Türkçe anlatmak mümkün degil. Sieneke's optreden en liedje hoort alleen thuis bij een kermisattractie! Klote draaiorgelmuziek probeer ik al te mijden als ik er langs loop! Lelijkste muziek ooit!


Sieneke (watch at your own risk)


Loekz - kazanamayan grup

maandag 8 februari 2010

İtalyan televolesi




16 yaşımdan bu yana begendiğim (görüntü olarak) yegane futbolcu Alessandro Del Pierodur. Vaktinde odama posterlerini asmışımdır ve kardeşime juventus maçını vidyoya cektirmişimdir. Onca zaman geçmesine ragmen karizmasına karizma katmışstır benim gözümde. Euro 2000 vaktinde de Arnhemde okurken şansa bak ki italyanın maci cekilişte Gelredome stadyumuna çıkmıştır (üstelik Türkiyeye karşı). Ben "bu tesaduf olamaz" deyip altında birşeyler arasamda malesef aramızda birseyler yaşanmamışstır.

Aşagıda youtube videosunda bi nevi italyan televolesinin kurbanı olmuştur Alessandro.
Vidyo 4 buçuk dakika sürüyor ve 1 buçuk dakika sonra olan oluyor. Akın Sel tarzı gerzek sunucu Alessandronun inglizcesini test ediyor hatta ilkokul önlügü bile giydiriyor. Eyyy karizmatik kişilik ne diye böyle programa katılırsın? Daha önce seni sadece futbol macından baska yerde gormediğimiz icin mi seni karizmatik sandık?
Herneyse olan olmuş ve 10 seneyi gecmiş olmasından dolayı Alessandrodan vazgecmiyoruz.


woensdag 3 februari 2010

Canarino!!




Bu ilginc resimleri sırf blogumu okumayı devam etmen icin koyuyorum.



My darling. I'm waiting for you. How long is the day in the dark? Or a week? The fire is gone, and I'm horribly cold. I really should drag myself outside but then there'd be the sun. I'm afraid I waste the light on the paintings, not writing these words. We die. We die rich with lovers and tribes, tastes we have swallowed, bodies we've entered and swum up like rivers. Fears we've hidden in - like this wretched cave. I want all this marked on my body. Where the real countries are. Not boundaries drawn on maps with the names of powerful men. I know you'll come carry me out to the Palace of Winds. That's what I've wanted: to walk in such a place with you. With friends, on an earth without maps. The lamp has gone out and I'm writing in the darkness.

for those that can understand this

dinsdag 2 februari 2010

Köprüde paten

Bitsin artik bu kar, buz, soguk hava!



Korkuluklar olmasa oradan nasıl gecerdim bilmiyorum

Black Pearl'in galerisi - I




İlk aquarel çalışmam hemen başaracagımı tahmin etmemistim. Cok basit geldi bana aquarel.
Elinin ölçüsünü iyi bilmek lazım şayet hata yapınca düzeltmek mümkün degil.
1950 tarzı bir bayanı canlandıran bir resim umarım begenirsiniz.

maandag 1 februari 2010

Playlist'ime ne oldu?

Telefonumdaki bi önceki playlistimde su kişilerin albumleri vardı.
Coldplay
Kamelot
Patricia Kaas
Enya
Katie Melua


Derken ne oldu bilmiyorum playlistimdeki sarkılar sunlar oldu.
Pitbull - I Know You Want Me
Inna - Deja Vu
Armin van Buuren feat. VanVelzen - Broken Tonight
Ke$ha - Tik Tok
Bob Sinclar - New New New
David Guetta feat. Akon - Sexy Bitch
Edward Maya & Vika Jigulina - Stereo Love


Bilinçaltım bana birseyler mi soylemek istiyor? "Boşver düşünmeyi bırak it's party time" falan mi diyor? Yoksa 25'i (pas) geçip 30 dogru ilerledigim icin mi kafayı yemiş durumdamıyım: Nedir bu İbiza'ya tatile gitmiş öğleye kadar uyuyup sonra gece sabahlara kadar partying yapan hollandalı student durumu anlamış degilim. Şimdi zamanı degil bizden gecti falan diyorum ama bir işe yaradığını soylemem, hala sürüyor ve yeni trance/dance tarzı müzikler ekleniyor.

Bu durumun keyfini cıkarmaya devam...


Blogumu 1 defa bile ziyaret etmeyen forzabrian kisine armagan ediyorum bu ezgiyi.

vrijdag 29 januari 2010

Yine yine yine yeni is!



OMG what the fuck is happening!!

28 ocaktan itibaren Black Pearl issiz. Son isiyle gayet memnun olan bendeniz yinede o isten de ayrilmayi basarmistir. Bi cok sorunlari olan bir departmana dusmus buldum kendimi Birbirleri hakkinda daima dedikodu yapip insanlarin yuzune soylemekten korkan departman sakinleri. Girer girmez benimde kuyumu kazmislar. O ruhsuz insanlarin ortamindan kurtulduguma memnunum. Oteki taraftan hic bu sekilde issiz kalmayi beklemiyordum. 17 yasimdan beri calisiyorum hic ben istemeden issiz kalmamistim.

Okulun yaninda hep calistim, ha paraya ihtiyacim oldugu icin mi? Kesinlikle hayir. By the way...Turkiyede ancak Üni bitirince ise giren insanlari anlamis degilim. Üstelik parasal durumlari benimkinden daha kotu olsada nedense ise girmiyorlar, ki benim ise girme nedenim hic birzaman para degil, deneyim icindi.

Bu sabah is gorusmem vardi (28 issiz, 29 is gorusmesi burada durmak istedim).

10 kisilik kucuk bir finance firmasinda hesabi saglam olan birini ariyolarmis. Bi de microsoft excelden iyi anlicakmis. Yani beni ariyorlar, bakalim nasil bir is ve isyeri.
Artik calisacagim departmanlardaki is arkadaslarimi da önemsiyorum. O isi kabul etmeden önce onlari tanimaliyim.

vrijdag 22 januari 2010

“Melancholy is the pleasure of being sad”


Victor Hugo




woensdag 20 januari 2010

Totem




FB – GS maci yil 2007.

Forzabrian, Barad dur, Flying Dutchman ve Black Pearl isten maillesiyorlar. Forzabrian ve Barad dur birbirlerini tehdit edercesine resimli mailer gonderiyorlar. GS’li oldugunu sandigimiz Flying Dutchman yine pasif.

Fenerbahceli olan Barad dur kisisi mailde “Galatasaray bu sene alacak masi hissediyorum” diyor. Forzabrian “onca sene bekledik bu sene degistirecegiz” gibi mesajlar veriyor. Ben de gaza gelip sevinmeye basliyorum. Flying dutchman’a private mailde bu sene alicaz fenerli Barad dur bile bizim kazanacagimizi saniyor diyorum. Flying dutchmandan cevap: “onun dedigine inanma, totem yapiyor”.

O an aklimdan gecenler:
“Totem yapiyor? Bu ne demek simdi ya. Futbolla ne alakasi var simdi bunun. Aralarinda anlastiklari bi kod falan mi bu? Oha yuh, Voodoo olaylarina da mi giriyor yoksa bu Barad dur”.

Black Pearl: “nasil totem yapiyor? Ne ise yarayacak?”
FD: “iste kazanmayacak diyerek ugur yapiyor”.

Yine aklimdan gecenler:
“hmm bu da gol olsun diye tuvalette bekleyenlerden anlasilan. Grip oldugunda da kesin koca kari ilaclari kullaniyordur. Bi de ülkenin gidisatini begenmiyorlar. Herkesin bir payi var iste.“